İSLAM KAHRAMANLARI SERÜVENLERİ
Bölüm 3
Allah'ın Arslanı
Hz. Ali (r.a.)
Mekke'nin sıcak bir günüydü.
Henüz küçük bir çocuk olan Ali, amcasının oğlu Muhammed'i dikkatle dinliyordu.
Çünkü Muhammed (s.a.v.) artık insanları Allah'a davet ediyordu.
Bir gün Allah Resûlü ona İslam'ı anlattı.
Ali düşündü.
Kalbi doğruyu hissetmişti.
Ertesi gün geldi.
"Ben seninleyim Ya Resûlallah."
dedi.
Henüz bir çocuktu.
Ama İslam'a iman eden ilk insanlardan biri oldu.
Hz. Ali (r.a.) çocukluğunu Allah Resûlü'nün yanında geçirdi.
Onun ahlakını öğrendi.
Onun merhametini gördü.
Onun cesaretinden örnek aldı.
Bu yüzden yıllar sonra insanlar ona baktıklarında Peygamberimizin terbiyesinde yetişmiş büyük bir kahraman görüyordu.
Müşrikler Allah Resûlü'nü öldürmek için plan yaptıklarında gece evini kuşattılar.
O gece çok özel bir görev gerekiyordu.
Bir kişinin Peygamberimizin yatağında yatması lazımdı.
Bu görev tehlikeliydi.
Sabah olduğunda öldürülebilirdi.
Allah Resûlü Hz. Ali'ye baktı.
Hz. Ali hiç tereddüt etmedi.
"Emredersen yaparım Ya Resûlallah."
dedi.
Ve o gece Peygamberimizin yatağında yattı.
Müşrikler sabah içeri girdiklerinde karşılarında Hz. Ali'yi buldular.
Böylece Allah'ın izniyle hicret gerçekleşti.
Peygamberimiz Mekke'den ayrılırken insanların kendisine emanet ettiği mallar da geride kalmıştı.
Bu emanetlerin sahiplerine teslim edilmesi gerekiyordu.
Bu görev de Hz. Ali'ye verildi.
O, düşmanlarının bile emanetlerini eksiksiz teslim etti.
Çünkü Müslümanlık güvenilir olmaktı.
Yıllar geçti.
Hz. Ali, Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma (r.anha) ile evlendi.
Bu kutlu evlilikten Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm dünyaya geldi.
Allah Resûlü torunlarını çok severdi.
Hz. Ali artık sadece bir sahabe değil, aynı zamanda Peygamberimizin damadıydı.
Savaşlar başladı.
Bedir'de...
Uhud'da...
Hendek'te...
Hz. Ali ön saflardaydı.
Cesareti dillere destandı.
Fakat onun cesareti sadece kılıç kullanmak değildi.
O aynı zamanda ilim, adalet ve hikmet sahibiydi.
Sonra Hayber günü geldi.
Hayber'in kaleleri çok güçlüydü.
Müslümanlar günlerdir mücadele ediyordu.
Bir sabah Allah Resûlü şöyle buyurdu:
"Yarın sancağı öyle birine vereceğim ki Allah ve Resûlü onu sever, o da Allah ve Resûlü'nü sever."
Herkes bu kişinin kim olacağını merak etti.
Ertesi gün sancak Hz. Ali'ye verildi.
Hz. Ali büyük bir cesaretle ilerledi.
Allah'ın yardımıyla Hayber'in fethi gerçekleşti.
Bu olay onun kahramanlığının en meşhur örneklerinden biri oldu.
Hz. Ebubekir'in, Hz. Ömer'in ve Hz. Osman'ın halifelik dönemlerinde de ümmetin önemli âlimlerinden biri olarak hizmet etti.
İnsanlar zor meselelerde ona danışırdı.
Çünkü o Kur'an'ı ve sünneti çok iyi biliyordu.
Hz. Osman'ın şehadetinden sonra Müslümanlar onu halife seçtiler.
Fakat ümmet zor bir dönemden geçiyordu.
Fitneler ortaya çıkmıştı.
Cemel Vakası da bu dönemde yaşandı.
Hz. Ali ile Hz. Aişe Annemiz aynı dine, aynı peygambere ve aynı kitaba inanıyordu.
Her iki taraf da ümmet için doğru olanı bulmaya çalışıyordu.
Ancak olaylar büyüdü ve istenmeyen bir çatışma yaşandı.
Savaş sona erdiğinde Hz. Ali, Hz. Aişe Annemize büyük saygı gösterdi.
Onun güvenliği için özel korumalar görevlendirdi.
Kendi kardeşi gibi ilgilendi.
Ve Medine'ye güvenle dönmesini sağladı.
Çünkü o, Peygamberimizin hanımlarının ümmetin anneleri olduğunu biliyordu.
Hz. Ali hayatı boyunca adaleti savundu.
Zengin ile fakir arasında ayrım yapmadı.
Doğru bildiğini söylemekten çekinmedi.
Gece fakirlere yardım ettiği olurdu.
Çoğu zaman insanların kimin yardım ettiğini bilmesini istemezdi.
Bir sabah mescide namaz için giderken saldırıya uğradı.
Ağır yaralandı.
Şehadet vakti yaklaşırken bile insanlara adaleti ve Allah korkusunu tavsiye etti.
63 yaşında Rabbine kavuştu.
Arkasında büyük bir miras bıraktı.
Cesaret...
İlim...
Adalet...
Sadakat...
Ve Allah'a teslimiyet...
Kahramanlık Dersi
✓ Cesur olmak
✓ Emanete sahip çıkmak
✓ Adaletten ayrılmamak
✓ Zor zamanlarda doğruyu savunmak
✓ Büyüklerine saygı göstermek
✓ İlmi ve hikmeti önemsemek
"Gerçek güç, adaletle birleşen cesarettir."
Hz. Ali Hakkında Kısa Bilgiler
* Çocuk yaşta Müslüman olan ilk kişilerden biridir.
* Peygamberimizin damadıdır.
* Hasan ve Hüseyin'in babasıdır.
* Hayber'in fethindeki kahramanlığıyla tanınır.
* Dört Büyük Halife'nin sonuncusudur.
* "Allah'ın Arslanı" lakabıyla anılmıştır.
* Cesareti kadar ilmi ve adaletiyle de meşhur olmuştur.
Eğitimci Yazar: Fırat Aksoy
Yorumlar
Kalan Karakter: