BÖLÜNEN TOPLUMLAR, KAZANAN OYUN KURUCUKLAR
İnsanlık tarihi boyunca toplumları yıkmanın en kolay yolu, insanları birbirine düşürmek olmuştur. Bir milleti dışarıdan yıkamayanlar, içeriden parçalamaya çalışmıştır. Çünkü kardeşi kardeşe düşüren bir toplum artık kendi enerjisini üretime, ilme, gelişmeye değil; kavgaya harcar. İşte bugün dünyanın birçok yerinde oynanan en büyük oyun da budur: İnsanları siyasetle, futbolla, ırkla, mezheple ve fikir ayrılıklarıyla birbirine düşürmek…
Eskiden Roma İmparatorluğu’nda “arena” denilen dev yapılar vardı. Gladyatörler dövüştürülür, halk eğlence adı altında birbirine kırdırılan insanları izlerdi. Halk oyalandıkça yöneticiler rahat ederdi. Bugün ise modern arenalar stadyumlar, televizyon ekranları ve sosyal medya platformlarıdır. İnsanlar bazen bir futbol takımı yüzünden en yakın dostuyla kavga ediyor. Aynı şehirde yaşayan insanlar, aynı ekmeği paylaşan insanlar, tuttukları takım uğruna birbirine düşman oluyor. Oysa futbol bir spor, bir heyecan, bir eğlence olmalıydı. Kardeşliği yok eden bir düşmanlık değil…
Siyasette de durum farklı değil. Aynı evin içinde farklı partiye oy verdi diye küsen kardeşler var artık. Baba başka partiyi destekliyor, oğlu başka partiyi… Ve bir bakıyorsunuz ki yılların sevgisi birkaç seçim tartışmasına yenilmiş. Oysa siyaset gelip geçicidir, ama aile kalıcıdır. Makamlar değişir, liderler değişir, seçimler biter; fakat kırılan kalpler kolay tamir olmaz. İnsanların düşünceleri farklı olabilir. Bu bir düşmanlık sebebi değil, aksine toplumun zenginliğidir. Çünkü herkesin aynı düşündüğü yerde gelişim olmaz.
Bir başka tehlike ise etnik köken üzerinden yapılan ayrıştırmalardır. Türkçülük, Kürtçülük, Arapçılık ya da başka bir ırk üstünlüğü anlayışı… Bunların hepsi insanları birbirinden koparan fitne ateşleridir. Oysa Peygamber Efendimiz Veda Hutbesi’nde insanlığa asırlardır unutulmaması gereken bir mesaj verdi: “Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap’a üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.” Ve ardından ırkçılığı ayaklarının altına aldığını ilan etti. Bu söz sadece bir hutbe değil, insanlık için bir kardeşlik manifestosudur.
Bugün bizi bölmek isteyenler şunu çok iyi biliyor: Birlik olan toplumlar kolay yıkılmaz. Aynı bayrak altında kenetlenen insanlar dışarıdan gelen oyunlara teslim olmaz. Bu yüzden sürekli yeni ayrım başlıkları açılıyor. Bir gün siyasetle kutuplaştırıyorlar, başka bir gün futbol fanatizmiyle, başka bir gün etnik kimliklerle… İnsanlar birbirine düşerken gerçek meseleler arka planda kalıyor.
Oysa bu topraklar, Çanakkale’de omuz omuza şehit olanların toprağıdır. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle aynı siperde can veren insanların emanetidir bu vatan. Dün aynı ezan için birleşen insanlar bugün sosyal medya yorumlarında birbirine hakaret ediyor. Bu bizim özümüz değil. Bu sonradan içimize ekilmeye çalışılan ayrılık tohumlarıdır.
Artık şunu anlamamız gerekiyor: İnsanları ayıran değil, birleştiren olmak zorundayız. Futbol dostluk için oynansın. Siyaset hizmet için yapılsın. Irklar üstünlük yarışı için değil, kültürel zenginlik olarak görülsün. Çünkü insanın değeri doğduğu yerle değil, ahlakıyla ölçülür.
Bugün en büyük ihtiyaç; yeniden kardeş olduğumuzu hatırlamaktır. Aynı sofrada farklı fikirler olabilir ama sevgi varsa o sofra bereketlidir. Aynı şehirde farklı takımlar tutulabilir ama saygı varsa dostluk devam eder. Aynı ülkede farklı kökenler olabilir ama adalet ve kardeşlik varsa o millet asla bölünmez.
Çünkü bizi kurtaracak olan şey; ayrılık değil birliktir. Nefret değil merhamettir. Kavga değil kardeşliktir.
Eğitimci Yazar: Fırat Aksoy
BÖLÜNEN TOPLUMLAR, KAZANAN OYUN KURUCUKLAR
Eğitimci Yazar: Fırat Aksoy
Yayınlanma :
09.05.2026 00:21
Güncelleme
: 09.05.2026 00:21
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: