Hz. Ali (r.a.) Uyardı: “Yarın Yapma!” Ömrümüzü Nasıl Planlamalı ve Bereketlendirmeliyiz?
Zaman, avucumuzun içinden kayıp giden ince bir kum tanesi gibidir; ne tutabiliyoruz ne de gideni geri getirebiliyoruz. Çoğu zaman farkına varmadan tükettiğimiz bu sermaye hakkında İki Cihan Serveri Efendimiz (s.a.v.) bizleri uyararak, “Kişinin mâlâyânîyi (lüzumsuz meşgaleleri) bırakması, Müslümanlığının güzelliğindendir” buyurmuştur. Demek ki ömrün bereketi, lüzumsuz olanı terk edip hayırlı olana yönelmekle başlıyor.
Modern çağın en büyük hastalıklarından biri, sürekli bir koşuşturma içinde olmak ama günün sonunda koca bir "hiçlik" hissiyle baş başa kalmaktır. Sıradan insan sadece günü nasıl geçireceğini, akşamı nasıl edeceğini düşünürken; akıllı ve basiret sahibi insan, zamanı nasıl ilmek ilmek işleyeceğini, ona nasıl derinlik katacağını dert edinir. Hazret-i Ömer (r.a.) bu hususta ufkumuzu açarak şöyle der: “Bir güne neleri sığdırdığınızı düşünün; sorumluluk altına girmeden o konudaki ilminizi tamamlayın.” Buradaki temel şifre, plansız ve programsız bir hayatın ziyan olmaya mahkûm olduğudur. Plan, ömre bereket katan gizli bir anahtardır.
Ancak ne hazindir ki, bu planları hep bir sonraki güne erteleme hastalığına müptelayız. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin o sarsıcı ikazı kulaklarımızda çınlamalıdır: “Bir kimsenin boş şeylerle vakit geçirmesi, Allâh’ın onu sevmediğine işarettir.” Hakikaten, bize verilmeyen, garantisi sunulmayan zamanlara ertelediğimiz her salih amel, her güzel niyet bizi ziyana götürmektedir. Kadim kelamda da ifade edildiği üzere: “Yarın yaparım diyenler helâk oldu.”
Gözlerimizi kapayıp açıncaya kadar geçecek olan bu dünya hayatının muhasebesini en yalın haliyle Hz. Ali (r.a.) o muazzam ve sarsıcı ikazıyla yapıyor: “Yarın yaparım deme! Belki yarın olur, ama sen olmazsın.”
Kelebek ömrü kadar kısa olan bu dünya hayatını upuzun sanma gafletinden uyanmalıyız. Ayet-i kerimede buyrulduğu gibi: “İnsanlar kıyameti gördükleri gün, sanki dünyada ancak bir akşam veya kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.” (en-Nâziât, 46).
Mademki ömür bir kuşluk vakti kadar kısa, o halde "yarın" kelimesini lugatımızdan hayırlı işler adına çıkarmalıyız. Bugünü, bu saati, tam da şu anı bereketlendirmek için niyet etmeli; dünyaya ve ahirete faydası olmayan tüm lüzumsuz meşgaleleri bir kenara bırakıp planlı, programlı ve rıza-i İlahi'ye uygun bir hayatın inşasına hemen başlamalıyız.
Çünkü yarın çok geç olabilir.
Yazar: Fırat Aksoy
Hz. Ali (r.a.) Uyardı: “Yarın Yapma!”
Ömrümüzü Nasıl Planlamalı ve Bereketlendirmeliyiz?
Yayınlanma :
10.07.2026 00:11
Güncelleme
: 10.07.2026 00:11
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: