İSLAM KAHRAMANLARI SERÜVENLERİ
Bölüm 2
İnsanlığın En Büyük Rehberi
Hz. Muhammed (s.a.v.)
Çöl gecesi sessizdi.
Gökyüzü yıldızlarla doluydu.
Mekke'deki insanlar uyurken, Hira Dağı'nın zirvesinde bir insan düşünüyordu.
İnsanların neden birbirine zulmettiğini...
Neden güçlülerin zayıfları ezdiğini...
Neden kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğünü...
O insan, insanlık tarihinin en büyük rehberi olacaktı.
O, Muhammed Mustafa'ydı (s.a.v.).
Yetim doğdu.
Daha dünyaya gelmeden babasını kaybetti.
Altı yaşında annesini kaybetti.
Sonra dedesini...
Ardından amcasının yanında büyüdü.
Hayatının ilk yılları zorluklarla geçti.
Ama Allah onu büyük bir görev için hazırlıyordu.
Kırk yaşına geldiğinde Hira Mağarası'nda ilk vahiy geldi.
"Cebrail" adlı melek Allah'ın emrini getirmişti.
"Oku!"
İşte o gün insanlık için yeni bir dönem başladı.
Hz. Muhammed (s.a.v.) insanları Allah'ın birliğine çağırdı.
Fakat Mekke'nin önde gelenleri buna karşı çıktı.
Hakaret ettiler.
Taş attılar.
Boykot uyguladılar.
Aç bıraktılar.
Ama o hiçbir zaman vazgeçmedi.
Çünkü onun amacı makam kazanmak değildi.
Bir gün müşrikler ona büyük teklifler sundular.
"İstersen seni kral yapalım."
"İstersen sana servet verelim."
Ama o şöyle cevap verdi:
"Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler yine de davamdan vazgeçmem."
Onun kalbi ümmeti için çarpıyordu.
Bir gün secdede ağladı.
Bir gün ellerini açıp ümmeti için dua etti.
Bir gün şöyle buyurdu:
"Ümmetim, ümmetim..."
Çünkü o sadece kendi zamanındaki insanları değil, kıyamete kadar gelecek bütün müminleri düşünüyordu.
Bir gece çok büyük bir mucize gerçekleşti.
İsra ve Miraç...
Allah'ın izniyle Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürüldü.
Sonra semalara yükseltildi.
Peygamberlerle görüştü.
Cennet ve cehennemden sahneler gördü.
Allah'ın huzuruna kabul edildi.
İşte o kutlu yolculukta ümmete beş vakit namaz hediyesi verildi.
Tahiyyat duasında okuduğumuz sözlerin bir kısmının da Miraç'taki o kutlu konuşmadan geldiği kabul edilir.
Bu yüzden Tahiyyat duası, müminlerin namazdaki en özel dualarından biridir.
Onun hayatı mucizelerle doluydu.
Ayın yarılması...
Parmaklarından su akması...
Az yemeğin yüzlerce kişiye yetmesi...
Dualarının kabul edilmesi...
Ama en büyük mucizesi Kur'an-ı Kerim'di.
Çünkü Kur'an milyonlarca insanın hayatını değiştirdi.
Yıllar geçti.
Mekke fethedildi.
Kendisine yıllarca kötülük yapan insanlar karşısında duruyordu.
İntikam alabilirdi.
Ama affetti.
Şöyle dedi:
"Bugün size kınama yoktur."
İşte gerçek büyüklük buydu.
Veda Haccı geldi.
Yüz binden fazla Müslüman onu dinliyordu.
Arafat'ta insanlığa son büyük mesajını verdi.
İnsanların eşit olduğunu anlattı.
Kadın haklarını anlattı.
Kul hakkını anlattı.
Kardeşliği anlattı.
Ve ümmetine Kur'an ile sünnete sarılmalarını öğütledi.
Bu konuşma tarihe "Veda Hutbesi" olarak geçti.
Bir gün hastalandı.
Son günlerinde bile ümmetini düşünüyordu.
"Namaza dikkat edin."
diye öğüt veriyordu.
63 yaşında Medine'de Rabbine kavuştu.
Milyarlarca insanın hayatına yön veren kutlu bir ömür tamamlanmıştı.
Ama bıraktığı ışık hiç sönmedi.
Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar onun öğrettiği değerlerle yaşamaya devam ediyor.
Kahramanlık Dersi
✓ Merhametli olmak
✓ Affedici olmak
✓ Doğruyu savunmak
✓ İnsanları sevmek
✓ Zorluklar karşısında sabırlı olmak
✓ Allah'a güvenmek
"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır."
Eğitimci Yazar: Fırat Aksoy
Yorumlar
Kalan Karakter: