Sağlık hizmetleri genel olarak üç şekilde sunulmaktadır. Birincisi, hastalık oluşmadan bireyi olası hastalıklardan korumaktır. İkincisi, ortaya çıkmış hastalıkları tedavi etmektir. Üçüncüsü ise sağlığını herhangi bir nedenle kaybetmiş bireylere destek olmaktır.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde (aile hekimliği, toplum sağlığı birimleri, sağlıklı hayat merkezleri) koruyucu sağlık hizmetleri yürütülürken; ikinci ve üçüncü basamakta (hastaneler ve üniversiteler) hastalıkların tedavisi ve oluşan hastalıkların rehabilitasyonu amaçlanmaktadır. Ancak bu hizmetler birbirinden tamamen ayrı değildir. İkinci ve üçüncü basamak hizmetler de koruyucu sağlık hizmetlerine katkı sağlarken, birinci basamak hizmetler de tedavi sürecine destek olmaktadır.
Sağlığın korunması beş düzeyde ele alınmaktadır:
- Primordiyal koruma: Sağlığı olumsuz etkileyebilecek risk faktörlerinin ortaya çıkmasını önlemeye yönelik alınan tedbirlerdir. Örnek: İçme sularının toplum sağlığı birimleri tarafından kontrol edilmesi.
- Primer (Birincil) koruma: Risk faktörlerine maruz kalınsa bile bireyin etkilenmesini önlemek ya da etkisini en aza indirmek amacıyla yapılan uygulamalardır. Örnek: Aşılama hizmetleri.
- Sekonder (İkincil) koruma: Tüm önlemlere rağmen ortaya çıkan hastalıkların erken tanı almasını sağlamayı hedefler. Örnek: Tarama programları.
- Tersiyer (Üçüncül) koruma: Tanı almış hastalıkların ilerlemesini önlemek ve ortaya çıkabilecek komplikasyonları yönetmek amacıyla yapılan çalışmalardır. Örnek: Diyabet hastalarında körlüğün önlenmesi.
- Kuaterner (Dördüncül) koruma: Kişinin sağlık sistemi içinde aldığı hizmetlerin bireye zarar vermesini önlemeyi amaçlar. Örnek: Beden kitle indeksi uygun olmadığı hâlde obezite cerrahisi yapılmasının önlenmesi.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde ağırlıklı olarak primer (birincil) ve sekonder (ikincil) koruma uygulamaları yer almakta olup, taramalar koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Bu yazıda özellikle kanser taramaları ele alınmıştır.
Hangi hastalıklarda tarama yapılır?
Tarama yapılacak hastalıkların toplumda sık görülmesi, tedavisinin mümkün olması ve erken tanı alındığında hastalığın daha kolay ve daha az zahmetle atlatılabilmesi gerekmektedir.
Taramalarda hangi tetkikler kullanılır?
Taramalarda kullanılan tetkiklerin kolay ulaşılabilir ve uygulanabilir olması büyük önem taşır. Ayrıca bu tetkiklerin duyarlılık ve seçicilik oranlarının yüksek olması, doğru yönlendirme yapılabilmesi açısından gereklidir.
Neden tüm halk taranır?
Tüm toplumun taranması zahmetli ve maliyetli bir süreçtir. Bu nedenle toplum için önemi büyük, görülme sıklığı (insidansı) yüksek olan hastalıklar tarama programlarına dâhil edilir. Taramalar tüm halka uygulanarak olası vakaların atlanmadan erken tanı alması hedeflenir. Erken tanı sayesinde bireylerin hem yaşam süreleri hem de yaşam kaliteleri artmaktadır.
Ülkemizde günümüzde her Sağlıklı Hayat Merkezinde KETEM birimi bulunmaktadır. Bu birimlerde;
- 30–65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri,
- 40–69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir meme kanseri,
- 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir bağırsak kanseri taraması yapılmaktadır.
Tarama işlemlerinin yanı sıra gerekli görülen ileri tetkik ve tedavi süreçleri de takip edilmekte, hastalarla iletişim hâlinde olunarak bu süreç birlikte yönetilmektedir. Aile hekimliği sisteminde görev yapan tüm sağlık çalışanları da bu konuda özveriyle görev yapmaktadır. İleri tetkik ve tedavi aşamalarında ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları ile KETEM birimleri koordinasyon içinde çalışmaktadır. Bu hizmetlerden tüm halkımız ücretsiz olarak faydalanabilmektedir.
Bu noktada bireylerin kendi sağlıklarıyla ilgili farkındalığı ön plana çıkmaktadır. Kişiler sağlıklarını korumak ve geliştirmek için çaba göstermeli, gerektiğinde başvurabilecekleri sağlık hizmetlerini araştırmalıdır. Geleceğe daha umutla bakabilmek, sevdiklerimizle daha uzun ve kaliteli zaman geçirebilmek büyük ölçüde kendi elimizdedir. Çevremizde bu hastalıklara sahip olan ya da olma riski taşıyan bireyler bulunmaktadır. Sağlıklı bir gelecek için toplum bilinci büyük önem taşımakta; toplumun her ferdi bu konuda bir sağlık elçisi olmalı ve çevresine ışık tutmalıdır.
Daha sağlıklı bir toplum için el ele…
Sağlıklı kalın
Uzm.Dr.Seval Sarıkaya
Yorumlar
Kalan Karakter: