<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Özgün Haber - Kültür-Sanat</title>
        <description>Türkiye’den ve dünyadan en güncel, tarafsız ve özgün haberler. Son dakika gelişmelerini Özgün Haber ile güvenilir ve hızlı bir şekilde takip edin</description>
        <link>https://www.ozgunhaber.net</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:31:09 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>40 yıldır çizdikleriyle hem güldürüyor hem düşündürüyor</title>
                                    <description>Erzurum’da yaşayan 63 yaşındaki gazeteci ve karikatürist Vedat Refayeli, 40 yılı aşkın süredir karikatür çiziyor. Yaklaşık 20 yıldır yayımladığı Fırfırik Dergisi ise 407’nci sayıya ulaşarak Türkiye’nin en uzun soluklu mizah dergisi ünvanını elinde bulunduruyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yaptığı karikatürler ve çıkardığı dergilerle dikkat çeken Vedat Refayeli, Erzurum ve ülke gündemine ilişkin hazırladığı çalışmalarla hem güldürüyor hem de düşündürüyor.</p>

<p>Erzurum’da karikatür sanatını gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Refayeli, çalışmalarını 2024 yılı Ağustos ayında Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Erzurum Karikatür Atölyesi’nde sürdürüyor. Şehrin kültür ve sanat hayatına katkı sağlamak amacıyla Erzurum Kalesi’nin önündeki tarihi alanda kurulan Erzurum Karikatür Atölyesi, şehrin mizah kültürünü yaşatarak yerel ve ulusal düzeyde hiciv ile karikatür sanatını sanatseverlerle buluşturuyor.</p>

<p>Atölyede yaklaşık 300 karikatür eseri ile Fırfırik Dergisi’nin arşiv sayıları ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Yerli ve yabancı ziyaretçiler eserleri ilgiyle incelerken, karikatürlerin önünde bol bol fotoğraf çektiriyor. Özellikle çocuk ziyaretçiler atölyeye yoğun ilgi gösteriyor.</p>

<p>Erzurum’un yerel mizah dergisi Fırfırik’in Yayın Yönetmeni ve karikatürist Vedat Refayeli tarafından yönetilen atölyede, şehirde hoşgörü, hiciv ve seviyeli mizah kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Atölye, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında da etkinlik noktalarından biri olarak kullanılıyor.</p>

<p>Karikatür Atölyesini ziyaret eden çocuklar Ebrar Özer, Asya Sare Çalış ve Ela Helin Özer, karikatürleri okuduklarını belirterek hepsinin çok komik olduğunu söylediler.</p>

<p>"Karikatür ölmez, bitmez bir sanat dalıdır"</p>

<p>Vedat Refayeli yaklaşık 20 yıldır Erzurum’da mizah dergisi olarak Fırfırik Dergisi’ni çıkardıklarını ifade ederek, "Erzurum’un basın yayın hayatına ayrı bir renk kattığımızı düşünüyoruz. Günlük siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal hayattan yaptığımız çalışmalar sayesinde bugün 407 sayıya ulaştık. Bu anlamda Fırfırik 407 sayı çıktıysa, Türkiye’nin şu anda en uzun soluklu mizah dergisi olduysa bunda gösterilen hoşgörünün çok büyük rolü var. Böylelikle sadece Erzurum basın tarihine değil, Türkiye basın yayın tarihine de iz bırakmış oluyoruz. Karikatür ölmez, bitmez bir sanat dalıdır. Dünya döndükçe karikatür var olacak. İnşallah ömrümüz yettiğince bu sayıyı daha da yükseltmeyi hedefliyoruz. Erzurum Büyükşehir Belediyemizin bize tahsis ettiği atölyede çizmeye ve karikatüre meraklı gençleri ve çocukları yetiştireceğiz. Benim dışımda şu anda Erzurum’da aktif çizen kimse yok. Karikatüre merakı olan, yaşı ne olursa olsun genç, çocuk ya da yetişkin herkesi atölyemize çizmeye davet ediyorum" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/40-yildir-cizdikleriyle-hem-gulduruyor-hem-dusunduruyor_6a54af0231308.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/40-yildir-cizdikleriyle-hem-gulduruyor-hem-dusunduruyor/10455</link>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:23:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ricky Martin, 15 yıl aradan sonra İstanbul’da</title>
                                    <description>Türkiye dünya yıldızlarını ağırlamaya devam ederken Latin pop müziğinin önemli isimlerinden Ricky Martin de 15 yıl aradan sonra 11 Temmuz günü İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda Justin Timberlake, Kanye West gibi dünyaca ünlü isimler İstanbul’da hayranlarıyla buluşurken Latin pop müziğinin önemli isimlerinden Ricky Martin de 15 yıl aradan sonra İstanbul’da konser verecek. "Livin’ la Vida Loca", "She Bangs" gibi şarkılarla dünya listelerinde yer alan şarkıcı, TemaCC organizasyonuyla 11 Temmuz günü KüçükÇiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak. Grammy ödüllü Martin öncesi şarkıcı Edis’in sahne alacağı konsere ilişkin konuşan TemaCC Yönetim Kurulu Üyesi İlker Halaç, geceye ilişkin bilgi verdi.<br />
<br />
<strong>8 yaşında Ricky Martin’i izlemişti, şimdi aynı sahneyi paylaşacak</strong></p>

<p>Halaç, Edis’in izlediği ilk büyük konserin Ricky Martin’in 1998 yılında İstanbul’da verdiği konser olduğunu belirterek şarkıcının bu konserden sonra sahneye çıkmaya karar vermesi dolayısıyla ikilinin 11 Temmuz’da aynı sahnede buluşmasının da keyifli olacağını söyledi. Öte yandan Halaç, Latin şarkıcının konser sonrası Türkiye’den hemen ayrılmayacağını ifade ederek Türk hamamına gitmek istediğini söyledi.<br />
<br />
<strong>"70-75 kişilik bir ekiple gelecek, etkinlikten sonra 3 gün daha bizimle olacak"</strong></p>

<p>Dünya starlarının Türkiye’deki konserlerine ilişkin konuşan İlker Halaç, "Sonraki süreçte kesinlikle büyük sürprizler olacak. Ricky Martin Latin dünyasında önde gelen isimlerden biri. Türkiye’de onu ağırlamak konusunda çok heyecanlıyız, halktan da güzel bir tepki aldık. Hayalimizdeki gibi eğlenceli geçeceğine eminim. 70-75 kişilik bir ekiple geleceğini bildirdi, bizi inanılmaz bir şovun beklediğini düşünüyorum. 11 Temmuz’da birlikte olacağız, öncesinde Edis’i çıkaracağız. Edis ile beraber Ricky Martin’i peş peşe sahne aldırıp güzel bir organizasyon planladık. Türk popu ile Latin popunu bu etkinlikte birleştirmiş olacağız. Kendisi etkinlikten sonra 3 gün daha bizimle beraber olacak. Özellikle Türk hamamlarını görmek, çamur banyosu da yapmak istedi. İstanbul’a Türkiye’ye bu kadar ilgili olması bizi çok memnun etti. Ona sarnıç göstermek istiyorum, biraz daha Türkiye’ye has olan, dünyanın birçok yerinde göremediğimiz, sayılı yerleri gezdirmek istiyorum. 15 sene aradan sonra İstanbul’a geliyor. Özlediğine eminim, bize de bu şekilde belirtti. Ricky Martin’in uzun bir süreden sonra tekrar gelmesine insanlar çok memnun" dedi.<br />
<br />
<strong>"Dünya starlarını Türkiye’ye getirmekten gurur duyuyoruz"</strong></p>

<p>Müzikseverleri keyifli bir akşamın beklediğini söyleyen Halaç, "Büyük bir dans şovu özellikle kalabalık bir ekiple geleceği için güzel vakit geçireceğimize inanıyorum. Dünya starlarını Türkiye’ye getirmekten çok büyük gurur, onur duyuyoruz çünkü Türkiye’yi bu konuda ön plana çıkarıp bir turizm merkezi haline getirmek gibi bir projemiz var. Turizmi Türkiye’ye akıtmak için elimizden geleni yapmak. Kanye’den örnek verdiğimizde 100 milyon dolarlık bir ekonomik fayda sağlandı ve sadece konser amaçlı 30 binin üzerinde turist ziyareti sağlandı. Amacımız bunu devam ettirmek, sürekli hale getirebilmek" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Türk hamamına gitmek istiyor"</strong></p>

<p>Konser sonrası ünlü şarkıcının Türkiye’den hemen ayrılmayacağını söyleyen Halaç, "Tamamen ilgi çekici bir ülke olmamızdan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Konseri yaptıktan sonra gidiyorlar ama bunu bizim cezbediciliğimiz olarak tanımlıyorum. Kendisinin bir Türk hamamına gitmek istemesini, lokal yerlerde yemek yemek, gezmek istemesini, İstanbul’u hatta Türkiye’yi, tatmak istemesini gurur kaynağı olarak görüyorum. Biz de elimizden geldiğince, Ricky Martin’e en güzel şekilde ülkemizi gezdirip tanıtacağız zaten tanıyor. Güzergahlardan bir tanesinde bir tekne ayarladık, kendisine Boğaz’ı gezdirmek istedik. Sultanahmet civarlarına geçebiliriz. Kendisinin en büyük, bizi en şaşırtan talebi; çamur banyosuydu. Öncelikle ricası sağlıklı yiyecekler oldu, konser öncesinde bir oksijen kapsülü ritüeli var. Konser 12 bin kişilik bir alanda yapılacak" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Edis’in ilk gittiği konser Ricky Martin'in, sonrasında ben de sahne almak istiyorum’ diyor"</strong></p>

<p>Sözlerini sürdüren Halaç, "Edis’in ilk gittiği konser Ricky Martin konseri, izledikten sonra ona hayran kalıyor ve ‘Bir gün bende böyle bir şov yapmak istiyorum, sahne almak istiyorum, pop sanatçısı olmak istiyorum’ diyor. Dolayısıyla bizim aslında Martin ve Edis’i eşleştirmemizin temeli buraya dayanıyor. Vaktinde Martin’e beslediği hayranlık bugün kendisini çok ön planlara getirip Türkiye’de belki dünyada dev bir sanatçı haline getirmiş durumda" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/ricky-martin-15-yil-aradan-sonra-istanbulda_6a4f6aab3eaad_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/ricky-martin-15-yil-aradan-sonra-istanbulda/10363</link>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:28:50 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara Erzurum Dernekler Federasyonu (ERDEF) Erzurum&#039;a çıkarma yaptı</title>
                                    <description>Ankara Erzurum Dernekler Federasyonu (ERDEF) Ankara’da düzenlenecek 12. Erzurum Tanıtım Günleri için hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Erzurum Dernekler Federasyonu (ERDEF), 22-25 Ekim tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek 12. Erzurum Tanıtım Günleri için hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Organizasyon öncesinde hem kamu kurumlarıyla istişarelerde bulunan hem de basın mensuplarıyla bir araya gelen ERDEF yönetimi, etkinliğin Erzurum’un tanıtımına önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>ERDEF Genel Başkanı Alpay Bektaş, Başkan Vekili Arif Patik, Başkan Yardımcısı Nurullah Akçin ve Yönetim Kurulu Üyesi Recai Çelik’ten oluşan heyet, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Görüşmede, 12. Erzurum Tanıtım Günleri’nin hazırlıkları, organizasyon süreci ve etkinliğin Erzurum’a sağlayacağı katkılar değerlendirildi.</p>

<p>Vali Baruş ziyaretinin ardından temaslarını sürdüren ERDEF heyeti, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ve Erzurum Ticaret Borsası (ETB) Başkanı Hakan Oral’ı da ziyaret etti. Görüşmelerde, Tanıtım Günleri’nin kapsamı, kurumların organizasyona vereceği destek ile Erzurum’un kültürel, turistik ve ekonomik değerlerinin Ankara’da en iyi şekilde tanıtılmasına yönelik yapılacak çalışmalar ele alındı.</p>

<p>ERDEF yönetimi, gerçekleştirdikleri ziyaretlerde gösterilen ilgi ve misafirperverlikten dolayı kurum yöneticilerine teşekkür ederek, 22-25 Ekim tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek 12. Erzurum Tanıtım Günleri’ne davette bulundu.</p>

<p>Hazırlık çalışmalarını sürdüren ERDEF yönetimi, daha sonra ARAS TV’de gazetecilerle bir araya gelerek organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Toplantıda konuşan ERDEF Genel Başkanı Alpay Bektaş, Tanıtım Günleri’nin Erzurum’un kültürel, turistik ve ekonomik potansiyelini başkentte tanıtmak adına önemli bir organizasyon olduğunu söyledi.</p>

<p>Hazırlıkların büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü ifade eden Bektaş, “22-25 Ekim tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceğimiz 12. Erzurum Tanıtım Günleri için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Erzurum’un yöresel ürünlerini, zengin mutfağını, el sanatlarını, kültürel mirasını ve turizm değerlerini en iyi şekilde tanıtacağız. Şehrimizde faaliyet gösteren tüm esnafımızı, üreticilerimizi ve yöresel ürün satıcılarımızı bu büyük organizasyonda yer almaya davet ediyoruz. Erzurum’un sahip olduğu değerleri Ankara’da en güçlü şekilde tanıtmak için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz.” dedi.</p>

<p>Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bektaş, bu yıl düzenlenecek 12. Erzurum Tanıtım Günleri’nin önceki yıllara göre daha geniş katılımla gerçekleştirilmesini hedeflediklerini belirtti. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/ankara-erzurum-dernekler-federasyonu-erdef-erzuruma-cikarma-yapti_6a4eab9dd88dd_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/ankara-erzurum-dernekler-federasyonu-erdef-erzuruma-cikarma-yapti/10344</link>
                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 22:54:40 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüzyıllık belge gün yüzüne çıktı</title>
                                    <description>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, Osmanlı Arşivi’nde yaptığı araştırmalar sırasında, Erzurum’un Birinci Dünya Savaşı öncesindeki uluslararası önemine ışık tutan dikkat çekici bir belgeyi gün yüzüne çıkardı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>1913-1914 yıllarına tarihlenen resmî belgede, Amerika Birleşik Devletleri’nden Erzurum’a gelen bir heyetin görevini rahatlıkla yerine getirebilmesi amacıyla ilgili makamlara her türlü kolaylığın sağlanması isteniyor. İlk bakışta idarî bir yazışma niteliği taşıyan belge, dönemin uluslararası siyasi ve ekonomik dengeleri dikkate alındığında çok daha büyük bir anlam kazanıyor. XX. yüzyılın başları, dünyanın sanayi ve askerî gücünü belirleyen en önemli unsurun petrol hâline geldiği yıllardı. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin doğu vilayetleri, büyük devletlerin dikkatini çeken bölgeler arasında yer alıyordu.</p>

<p>Taner Özdemir, ortaya çıkardığı belgenin yalnızca Amerikan heyetinin Erzurum ziyaretini belgelemekle kalmadığını, aynı zamanda şehrin dönemin uluslararası enerji ve jeopolitik politikaları içerisindeki önemini de gösterdiğini söyledi. Özdemir, "Erzurum, Kafkasya ile Mezopotamya arasında uzanan stratejik coğrafyanın en önemli merkezlerinden biriydi. XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Rus, Fransız, İngiliz ve Amerikan araştırmacılar bölgenin jeolojik yapısını, madenlerini ve petrol emarelerini incelemeye başladı. Osmanlı Devleti de bu faaliyetleri yakından takip ederek resmî izinlerle yürütülmesini sağlıyordu." dedi.</p>

<p>Arşiv belgeleri, yabancı mühendislerin, jeologların ve bilim heyetlerinin Erzurum ve çevresine yaptıkları seyahatlerin devlet kayıtlarına geçtiğini gösteriyor. Özellikle Rus ve Fransız araştırmacıların Doğu Anadolu’daki jeolojik yapı ve petrol emareleri üzerine incelemeler yaptığı, Amerikan heyetinin de aynı dönemde bölgede araştırmalarda bulunduğu biliniyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Musul petrolleri etrafında şekillenen uluslararası rekabet, yalnızca Musul ile sınırlı değildi. Enerji kaynaklarına ulaşan yollar, bölgenin jeolojik yapısı ve stratejik şehirler de büyük devletlerin yakın takibindeydi. Erzurum, Kafkasya’ya açılan kapısı, askerî konumu ve doğal kaynak potansiyeli sayesinde bu rekabetin önemli duraklarından biri hâline gelmişti.</p>

<p>Taner Özdemir, Osmanlı Arşivi’nde bulunan bu belgenin Erzurum’un tarihine yeni bir pencere açtığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bugün ortaya çıkardığımız bu belge, Amerika Birleşik Devletleri’nin Erzurum’a yönelik ilgisini gösteren önemli bir arşiv vesikasıdır. Bu ilgi yalnızca diplomatik bir ziyaret olarak değerlendirilmemelidir. Dönemin uluslararası şartları dikkate alındığında enerji kaynakları, madenler, ulaşım güzergâhları ve jeolojik araştırmalar büyük önem taşıyordu. Erzurum da bu büyük rekabetin merkezinde bulunan şehirlerden biriydi."</p>

<p>Özdemir, Osmanlı Arşivi’nde Erzurum’la ilgili henüz incelenmeyi bekleyen binlerce belgenin bulunduğunu ifade ederek, bu belgelerin şehrin yalnızca savaş tarihini değil; diplomasi, ekonomi, enerji ve bilim tarihini de yeniden değerlendirmeye imkân sağlayacağını söyledi. 1913-1914 yıllarına ait bu yeni belge, Amerika Birleşik Devletleri’nin Erzurum’a gönderdiği heyete Osmanlı makamlarınca kolaylık sağlanmasını öngören resmî bir yazışma olması bakımından dikkat çekiyor. Aynı zamanda Erzurum’un, XX. yüzyılın başında uluslararası güçlerin yakından takip ettiği stratejik şehirlerden biri olduğunu gösteren önemli tarihî vesikalar arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/yuzyillik-belge-gun-yuzune-cikti_6a4e1c8c94f3e_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/yuzyillik-belge-gun-yuzune-cikti/10333</link>
                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:42:21 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan Yaşayan Miras Şöleni ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor</title>
                                    <description>Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Erzincan’da düzenlenen &quot;Yaşayan Miras Şöleni&quot;, farklı illerden gelen somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarını vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Şölene, 21 ilden yaklaşık 60 somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı katılıyor. Etkinlikte mücevher sâdekârlığı, deri işleme, çömlekçilik, tespih yapımı, Türk okçuluğu, filografi, sedef kakma, sepet örücülüğü, mozaik, iğne oyası, Beykoz cam işleri, cicim dokuma, bıçakçılık, bakır işleme, Rize bezi dokuma, aynalı çarık yapımı, baston yapımı, ahşap baskı, ebru, kazaziye, Lefkara nakışı, kırkyama, ahşap oyuncak yapımı, naht, telkari, geleneksel giysili bebek yapımı, ahşap oymacılığı, gümüş ve Oltu taşı işlemeciliği, lüle taşı işlemeciliği, ahşap kaşık yapımı, yemenicilik ve savatlı gümüş işleme gibi geleneksel el sanatları tanıtılıyor.</p>

<p>Ziyaretçiler, stantlarda ustaların çalışmalarını yakından izleme ve el sanatlarına ilişkin bilgi alma imkanı buluyor.</p>

<p>Şölen kapsamında ayrıca Türk süsleme sanatları sergileri de sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Damlanur Aşcı’nın tezhip, Meryem Yazıcı’nın hüsn-i hat ve Veli Akbulut’un cilt sanatına ilişkin eserleri ziyaretçilerle buluşuyor.</p>

<p>Çocuklara yönelik etkinliklerde ise Karagöz gösterisi, kukla gösterisi ile mangala, topaç çevirme, seksek ve dokuztaş gibi geleneksel oyunlar yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/erzincan-yasayan-miras-soleni-ziyaretcilerini-agirlamayi-surduruyor_6a4a128a32112_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/erzincan-yasayan-miras-soleni-ziyaretcilerini-agirlamayi-surduruyor/10273</link>
                <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 11:07:49 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 107’nci yıl dönümü törenle kutlandı</title>
                                    <description>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 107’nci yıl dönümü dolayısıyla kentte törenler düzenlendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbulkapı mevkiinde bir araya gelen il protokolü, askerler, öğrenciler, gaziler, vatandaşlar ve atlı cirit ekibi, Mehter marşları eşliğinde ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle Havuzbaşı Kent Meydanı’na kadar yürüdü.</p>

<p>Havuzbaşı Kent Meydanı’ndaki törende, Erzurum Valisi Aydın Baruş, 9. Kolordu ve Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Kemal Kahraman ile Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalarla devam etti.</p>

<p>Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Bugün 3 Temmuz 2026. Yani milletimizin başlattığı milli direniş ve mücadelenin 107’nci yıl dönümü. Bu mücadele ki bundan 107 yıl önce tam da bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehrimize ayak basmasıyla başlar. Bu mücadele ki Erzurum Kongresi ile kök salar, Sivas Kongresi ile büyür ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile yıkılmaz bir çınara dönüşür. Bundan 107 yıl önce yurdumuzun birçok bölgesi işgal edilmiş ve cennet vatanımız İtilaf Devletleri arasında pay edilmeye başlanmıştı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan süreç, esasen milletimizin bağımsızlık ve hürriyet aşkını, ilaveten azim ve kararlılığını ifade etmekteydi. Milli Mücadeleyi Anadolu’dan başlatan Gazi Mustafa Kemal Paşa, bu konudaki kararlılığı kapsamında; "Anadolu en büyük hazinedir. Vatanın sinesinde kurtuluş çarelerini beraberce ölünceye kadar aramaya ve sağlamaya çalışacağız" diyerek başlattığı bu yolculuğa Samsun’dan sonra ikinci durak olarak Erzurum’u seçmişti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 3 Temmuz 1919’da Dadaşlar Diyarı’na geldi. Mustafa Kemal’in kendi ifadesiyle; "Benim Erzurum’a gelişim, bütün milletin ateşten bir çember içerisine alınmış olduğu bir zamana rastladı" diyerek tarif ettiği o dönem, milli mücadelenin ne büyük bir anlam ve önem taşıdığını da ortaya koymaktadır. Dolayısıyla 3 Temmuz sıradan bir gün değildir 3 Temmuz; vatan davamızın yenilendiği, milli kudretin şahlandığı ve milletin kendi geleceğini tayin etmek için birleştiği, bütünleştiği ve tek bir vücut olmak için ilk adımı attığı günün adıdır" dedi.</p>

<p>Konuşmaların ardından Erzurum bar ekibi gösteri yaptı, öğrenciler tarafından şiirler okundu. Ardından protokol Atatürk Evi’ni ziyaret etti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/ataturkun-erzuruma-gelisinin-107nci-yil-donumu-torenle-kutlandi_6a48bbdbefa73_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/ataturkun-erzuruma-gelisinin-107nci-yil-donumu-torenle-kutlandi/10249</link>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:51:14 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şırnak’ta 2 bin yıllık Roma sarnıcı keşfedildi</title>
                                    <description>Şırnak’ın İdil ilçesinde Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 2 bin yıllık dev su sarnıcı dron çekimleri sırasında tespit edilip gün yüzüne çıkarıldı. Asırlardır bölge halkının su ihtiyacını karşılayan tarihi yapı, restore edilerek turizme kazandırılmayı bekliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak’ın İdil ilçesinde, yüzyıllardır sessizliğini koruyan tarihi bir yapı doğa fotoğrafçılarının objektifleriyle yeniden gün yüzüne çıktı. Peçenek köyü kırsalında keşfedilen ve Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 2 bin yıllık su sarnıcı, büyüklüğü ve mimarisiyle dikkat çekerken, bölgenin saklı kültürel mirası olarak öne çıkıyor. İdil ilçe merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta, Peçenek ile Kayalı köyleri arasında bulunan tarihi sarnıç, dron çekimleri sırasında tespit edildi. Yaklaşık 25 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve 6 metre derinliğindeki dev yapı, kireç taşının oyulmasıyla inşa edilmiş yapısıyla geçmiş medeniyetlerin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca yağmur ve eriyen kar sularını depolayan sarnıcın, bölge halkının özellikle yaz aylarında en önemli su kaynaklarından biri olarak kullanıldığı belirtiliyor. Doğal yapısını büyük ölçüde koruyan tarihi sarnıç, yalnızca tarihi değeriyle değil, zaman içerisinde oluşan doğal yaşamıyla da dikkat çekiyor. İçerisinde yıl boyunca su bulunan sarnıç, kendi doğal ekosistemini oluşturmuş durumda. Sarnıçta yaşayan balıklar, tatlı su yengeçleri ve kurbağalar, tarihi yapıyı aynı zamanda birçok canlı türü için doğal bir yaşam alanına dönüştürüyor. Bu yönüyle sarnıç, hem kültürel miras hem de biyolojik çeşitlilik açısından önemli bir değer taşıyor.</p>

<p>Sarnıcın turizme kazandırılması isteniyor</p>

<p>Doğa fotoğrafçısı Hogır Nam, Şırnak’ın tarihi ve doğal değerlerini kayıt altına almak amacıyla yürüttükleri çalışmalar sırasında bu eşsiz yapıya ulaştıklarını söyledi. Nam, "Şırnak’ın birçok noktasında dron ve doğa çekimleri gerçekleştiriyoruz. Bu tarihi sarnıçla karşılaştığımızda büyük heyecan yaşadık. Geçmişte yağmur ve kar sularının depolandığı bu yapı, köylülerin yaşamında hayati bir yere sahipti. Ancak bugün yeterince bilinmiyor. Şırnak yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık tarihiyle de büyük bir turizm potansiyeline sahip. Bozburun, Tepeli, Peçenek ve Yarbaşı gibi birçok bölgede benzer tarihi değerler bulunuyor. Bu sarnıcın restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyoruz" dedi.</p>

<p>Doğa fotoğrafçısı Mecit Çevrim ise tarihi yapının yalnızca bir su deposu olmadığını, geçmiş medeniyetlerin yaşam kültürünü yansıtan önemli bir eser olduğunu ifade etti. Çevrim, "Peçenek ve Kayalı köyleri arasında bulunan bu tarihi sarnıç yaklaşık 25 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve 6 metre derinliğinde. Kireç taşının oyulmasıyla oluşturulan yapı, suyun serin kalmasını ve sızmamasını sağlayacak şekilde tasarlanmış. Roma’dan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyetin yaşadığı bu coğrafyada benzer sarnıçlara Bozburun, Karalar, Yarbaşı ve Kayı köylerinde de rastlıyoruz. Bu eserlerin bilimsel olarak incelenmesi, koruma altına alınması ve turizme açılması büyük önem taşıyor. Ayrıca sarnıcın içinde balıklar, yengeçler ve kurbağaların yaşamını sürdürmesi, bu tarihi yapının yüzyıllar içerisinde kendine özgü bir doğal ekosistem oluşturduğunu da gösteriyor’’ diye konuştu.</p>

<p>Doğa fotoğrafçıları, Mezopotamya’nın kadim yerleşim alanlarından biri olan Şırnak’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık tarihi mirasıyla da öne çıktığını belirterek, Peçenek’teki tarihi sarnıcın korunması ve turizme kazandırılmasıyla bölgenin kültür turizminde önemli bir cazibe merkezi haline gelebileceğini ifade etti. Hem binlerce yıllık tarihi geçmişi hem de bünyesinde barındırdığı canlı yaşamıyla dikkat çeken sarnıç, kültürel miras ile doğal yaşamın iç içe geçtiği nadir yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Yüzyıllardır ayakta kalan tarihi yapı, bugün geçmişin izlerini geleceğe taşımayı beklerken, bölge halkı ve doğa fotoğrafçıları yetkililere restorasyon ve koruma çağrısında bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/07/sirnakta-2-bin-yillik-roma-sarnici-kesfedildi_6a45983a1a19e_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/sirnakta-2-bin-yillik-roma-sarnici-kesfedildi/10198</link>
                <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 01:33:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu toplandı</title>
                                    <description>Vali Aydın Baruş başkanlığında İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu kurumları, üniversiteler, kalkınma kuruluşları, turizm sektörü temsilcileri ve paydaş kurumların katılımıyla düzenlenen toplantıda; Erzurum’un turizm potansiyelinin daha etkin tanıtılması, ziyaretçi sayısının artırılması ve şehrimizin marka değerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda; konaklama tesislerine ilişkin veriler, dijital tanıtım faaliyetleri, Kültür Yolu Festivali programları, altyapı yatırımları ile kültür ve inanç turizmine yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin sunum gerçekleştirildi.</p>

<p>Erzurum’un yaz turizmi potansiyelini artıracak organizasyonlar, kültür turlarına yönelik talepler, gastronomi turizmi ve sağlık turizmi alanlarında hayata geçirilebilecek yeni projeler hakkında görüş alışverişinde bulunulan toplantıda, şehrimizin turizmde sahip olduğu güçlü değerlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması için izlenecek yol haritası istişare edildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/il-tanitim-ve-gelistirme-kurulu-toplandi_6a43ab067ed6f_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/il-tanitim-ve-gelistirme-kurulu-toplandi/10143</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:36:03 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gökyüzü kırmızı-beyaz uçurtmalarla donatıldı.</title>
                                    <description>Samsun’da düzenlenen &quot;Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur Uçurtma Şenliği&quot;, yaklaşık 500 dernek üyesi ve ailenin katılımıyla gerçekleştirildi. Büyük bir coşkuya sahne olan Batıpark’taki etkinlikte gökyüzü kırmızı-beyaz uçurtmalarla donatıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da piknik alanını dolduran aileler, güne şehrin tescilli lezzeti Samsun simidi eşliğinde yapılan kahvaltıyla başladı. Alanda yankılanan Samsunspor marşları ve yöresel ezgiler eşliğinde hem çocuklar hem de anne babalar gün boyu sürecek olan şenliğin startını verdi. Etkinlik programı, her yaş grubuna hitap eden zengin içeriklerle dolu dolu geçti. Öğle saatlerinde dondurma ikramıyla serinleyen katılımcılar, gün boyu müzik eşliğinde eğlenceye doydu.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca pickleball ve badminton turnuvaları, çuval yarışı ve sopa kapmaca gibi unutulmaya yüz tutmuş onlarca geleneksel sokak oyunu, yüz boyama ve Samsun ile Samsunspor temalı resim boyama çalışmaları etkinliğin en çok ilgi gören çalışmaları olarak dikkati çekti. Gün sonunda, gökyüzünde süzülen kırmızı-beyaz uçurtmalar eşliğinde dev bir aile fotoğrafı çektirildi ve etkinliğe katılan tüm çocuklara günün anısına katılım belgesi takdim edildi.</p>

<p>Gerçekleşen etkinlik hakkında bilgi veren 1965 Samsunspor Derneği Başkanı Çağdaş Yıldırım, "Çağrımıza ses verip alanı dolduran, uçurtmalarıyla gökyüzünü kırmızı-beyaza boyayan, çocuklarının kalbine Samsunspor ve şehir aidiyetini nakış gibi işleyen tüm anne, baba ve sevgili çocuklarımıza sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Çocuklarımızın kalbine Samsunspor sevgisini ve şehir aidiyetini aşıladığımız bu anlamlı günde, desteğini bizlerden hiçbir zaman esirgemeyen ve her an yanımızda olan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a ve tüm Büyükşehir Belediyesi ekibine sonsuz teşekkürlerimizi sunarız" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/gokyuzu-kirmizi-beyaz-ucurtmalarla-donatildi_6a4304d98d10f_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/gokyuzu-kirmizi-beyaz-ucurtmalarla-donatildi/10133</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 02:48:09 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Trabzon’un 27 yıllık turizm planını yaptılar</title>
                                    <description>Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) iş birliğinde hazırlanan Trabzon Turizm Master Planı kamuoyuna tanıtıldı. 2026-2053 yıllarını kapsayan ve kentin turizm vizyonunu uzun vadeli hedeflerle şekillendirmeyi amaçlayan planın hazırlanma sürecinde, 15 farklı üniversiteden 34 akademisyen görev aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da bir otelde düzenlenen tanıtım toplantısına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ilçe belediye başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.</p>

<p>Toplantıda sunum yapan Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, master planın hazırlanış süreci, saha çalışmaları, analizler ve belirlenen stratejik hedeflere ilişkin katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p>Hazırlanan plan kapsamında Trabzon’un doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin sürdürülebilir turizm anlayışıyla değerlendirilmesi, turizm ürün çeşitliliğinin artırılması, destinasyon yönetiminin güçlendirilmesi, turizmin 12 aya yayılması ve uluslararası rekabet gücünün artırılmasına yönelik hedefler belirlendi.</p>

<p>Bin 300 sayfalık rapor hazırladılar</p>

<p>Trabzon Turizm Master Planı toplantısında konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, master planında 32 başlığın ve bin 300 sayfalık bir raporun olduğunu dile getirerek, "9 aylık bir emekleri için değerli İrfan hocamıza ve bizzat yerinde görerek fikir veren 34 akademisyene, bu kıymetli ekibe teşekkürlerimizi sunuyorum. Trabzon’umuz birçok yönüyle öne çıkan bir şehir. Anadolu’nun diğer şehirleri gibi, farlı özellikleri ve güzellikleri olan bir şehirdir. Bu özel ve güzel yönleri son yıllarda gelişen turizmle birlikte hem şehrimizin hem de ülkemizin ekonomisine tahvil etmek istiyoruz. Ciddi bir gayreti ortaya koyuyoruz. Güzel bir emek var ortada. 32 başlık çıktı, bin 300 sayfalık bir rapor oldu. Trabzon’da 156 ilgilisiyle birebir görüşmeler yapıldı. Güzel bir ‘Master Plan’ ortaya çıktı. Kabul kararını aldık. Bu işin uygulayıcıları olarak pratiğini denetlemek, eylem planlarını yaparak ete kemiğe büründüreceğiz" dedi.</p>

<p>"Turizmde dünyada acımasız bir rekabet var"</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan ise yaptığı konuşmada, Trabzon’un kadim bir şehir olduğunu belirterek "Kültür ve olağanüstü cennet güzellikleriyle özellikle Körfez ülkelerinde ‘cennetten bir köşe’ olarak görülen Trabzon’umuz, master planı ile birlikte tüm paydaşların katkısıyla sadece Körfez ülkeleri ile değil başka ülkelerden gelen insan sayısını daha da arttıracaktır. Sadece Trabzon değil Gümüşhane, Bayburt, Rize, Artvin ve Giresun ile beraber bölgesel bir destinasyon hale gelerek dünyanın dört bir köşesinden misafirlerini ağırlayarak inşallah turizmde özeli bir destan yazacağına inanıyorum. Yeter ki üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirelim. Gelecek insanlara nitelikli hizmet sunduktan ve doğru tanıtım yaptıktan sonra akın akın insanların buraya gelmesinin önünde hiçbir engel yok. Turizm dünyada büyüdükçe ve geliştikçe rekabet koşulları olağanüstü artmaktadır. Her ülke turizmde daha fazla pay almak için çalışıyor. Acımasız bir rekabet var. Bizim olağanüstü güzelliklerimiz var. Trabzon’unumuzun da saymakla bitmeyecek ürünleri var. 12 ay boyunca turizmi geliştirmek ve dünyanın bütün ülkelerine hitap edecek çalışmalar yaptıktan sonra daha avantajlı bir konumda olacağız" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/trabzonun-27-yillik-turizm-planini-yaptilar_6a42f91cad092_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/trabzonun-27-yillik-turizm-planini-yaptilar/10129</link>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 01:58:12 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ersoy: &quot;Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilim ve teknolojide özgüven yeniden inşa edildi&quot;</title>
                                    <description>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda Türkiye’nin tarihinden güç alan özgüvenini yeniden kazandığını ve bilim ile teknoloji alanında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nca (TÜYEK) Takiyyüddin Rasıd’ın doğumunun 500’üncü yılı dolayısıyla hazırlanan ‘Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılar’da Matematik Bilimleri’ sergisi, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde açıldı. Programda konuşan Bakan Ersoy, serginin 16. yüzyıl Osmanlı dünyasının matematik, astronomi ve teknoloji alanında ulaştığı seviyeyi yazma eserler ve tarihi bilim aletleri aracılığıyla ortaya koyduğunu söyledi. İstanbul Rasathanesi’nin kurucusu olan Takiyyüddin Rasıd’ın gözlem yöntemleri, matematiksel hesaplamaları ve optik alanındaki kuramsal çalışmalarıyla döneminin dünya ölçeğindeki en ileri bilim insanları arasında yer aldığını belirten Ersoy, sergide yer alan nadide eserlerin de onun temsil ettiği ilmi çevrenin entelektüel derinliğini ve Osmanlı’nın bilim mirasını gözler önüne serdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilimde özgüven yeniden inşa edildi"</strong></p>

<p>Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda Türkiye’nin tarihinden güç alan özgüvenini yeniden kazandığını ve bilim ile teknoloji alanında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini söyledi. Türk-İslam medeniyetinin bilim tarihine yön veren büyük birikimine işaret eden Ersoy, "Biz, bugünün bilim dünyasının üzerinde yükseldiği bilgi ve icatların kaşifi ve mucidi olan, insanlığın ufkunu ilmin ışığıyla aydınlatan Türk-İslam medeniyetinin varisleriyiz" dedi. Takiyyüddin Rasıd’ın bu büyük mirasın en önemli temsilcilerinden biri olduğunu vurgulayan Ersoy, uzun yıllar boyunca bu mirasın yeterince sahiplenilmediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>"Takiyyüddin Rasıd bu gerçeğin 16. yüzyıldaki simgesidir. Çok uzun yıllar boyu bu büyük mirasa sahip çıkılmamış olması, bilim ve teknoloji noktasında her şeyin Batı tarafından insanlığa kazandırıldığı gibi büyük bir yalanın çocuklarımıza eğitim diye dikte edilmesine sessiz kalınması bize çok pahalıya mal olmuştur. Ancak zihinleri boğan bu yalan ve yanlış seline, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 24 yıldır bir set çekilmiş; tarihine ve kültürüne sahip çıkan, bunlardan beslenen öz güveniyle her alanda öncülük ve özgünlük gömleğini yeniden üzerine giyen bir nesil ilim ve teknoloji meydanına çıkmıştır."</p>

<p>Ersoy, Türkiye’nin bilim insanları, mühendisleri ve araştırmacılarının kendilerine fırsat sunulduğunda neleri başarabileceklerini çok net ortaya koyduklarını ve koymaya devam ettiklerini söyledi. Takiyyüddin Rasıd’ın matematik, fizik, optik, mekanik ve tıp alanlarında önemli eserler verdiğini belirten Ersoy, özellikle astronomi alanında yeni gözlemlere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyarak, Sultan 3. Murad’ın desteğiyle İstanbul Rasathanesi’ni kurduğunu ifade etti. Rasathanenin dönemin en ileri matematik ve astronomi aletleriyle donatıldığını kaydeden Ersoy, kısa süre faaliyet göstermesine rağmen kendi döneminde dünyadaki benzerleriyle her açıdan rekabet edebilecek önemli bir bilim merkezi olduğunu söyledi. Takiyyüddin Rasıd’ın trigonometri, astronomi ve teknoloji alanındaki çalışmalarının da bilim tarihi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Ersoy, geliştirdiği hassas astronomi saatleri, trigonometriye kazandırdığı yenilikler ve teknoloji alanında kaleme aldığı eserlerle hem Osmanlı hem de dünya bilim tarihine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Dünyanın en büyük yazma eser koleksiyonu</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yazma eser mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirten Ersoy, TÜYEK’in yaklaşık 800 bin yazma ve nadir matbu eserden oluşan dünyanın en büyük koleksiyonunu bilim insanlarının hizmetine sunduğunu kaydetti. Yazma eser restorasyon laboratuvarı, dijitalleştirme çalışmaları, yayın faaliyetleri ve uluslararası bilimsel organizasyonlarıyla TÜYEK’in alanında dünyanın öncü kurumlarından biri haline geldiğini ifade eden Ersoy, sergiler, sempozyumlar ve yayınlarla yalnızca eserleri değil, bu eserleri ortaya koyan medeniyet tasavvurunu da yaşattıklarını söyledi. Bakan Ersoy, "Bizim derdimiz asla sadece göstermek değildir. Kalıcı bir öğrenme, bilinç ve farkındalık oluşturmak ve bunların sürekliliğini tesis etmektir" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Bakan Ersoy, beraberindekilerle sergiyi gezerek, eserler hakkında bilgi aldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/bakan-ersoy-cumhurbaskanimizin-liderliginde-bilim-ve-teknolojide-ozguven-yeniden_6a3f251b29578_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/bakan-ersoy-cumhurbaskanimizin-liderliginde-bilim-ve-teknolojide-ozguven-yeniden-insa-edildi/10041</link>
                <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 04:15:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bursa Büyükşehir’den 17 ilçede aşure ikramı</title>
                                    <description>Bursa Büyükşehir Belediyesi Muharrem ayı dolayısıyla 17 ilçede 28 noktada vatandaşlara aşure ikramında bulunuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Nilüfer’deki FSM Camii’nde Cuma namazı sonrası Muharrem ayı dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi’nce kurulan ikram standında vatandaşlara aşure dağıttı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin ile birlikte AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Ak Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alpaslan, Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri ve belediye yöneticilerinin de bulunduğu programa, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p>Bursalıların Muharrem ayını tebrik eden Başkan Vekili Şahin Biba, "Geleneğimizi devam ettiriyoruz. Aşure, bereket demektir. Muharrem ayının şehrimize ve ülkemize bereket getirmesini diliyorum. Bursa genelinde 28 farklı noktada aşure dağıtımına devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan da Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği program vesilesiyle FSM Camii’nde vatandaşlarla buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bursalılara aşure ikramında da bulunan Gürkan, önemli bir geleneği yaşattığı için Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Hicri takvime göre yılın birinci ayı kabul edilen Muharrem ayı dolayısıyla 17 ilçede aşure dağıtımı yapılıyor. 15 Temmuz’a kadar il genelinde 28 farklı noktada vatandaşlara aşure ikramında bulunulacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/bursa-buyuksehirden-17-ilcede-asure-ikrami_6a3f235c4bffa_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/bursa-buyuksehirden-17-ilcede-asure-ikrami/10039</link>
                <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 04:10:35 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Eskil Tuz Gölü Uluslararası Kültür Festivali&quot; 25 ülkenin büyükelçilerinin katılımıyla başladı</title>
                                    <description>Aksaray’ın Eskil Belediyesi tarafından organize edilen &quot;Eskil Tuz Gölü Uluslararası Kültür Festivali&quot; 25 ülkenin büyükelçilerinin katılımıyla başladı. Birçok etkinliğin yer aldığı, misafir ülkelerin kültür ve turizminin tanıtıldığı festival 3 gün boyunca sürecek. Eskil Belediye Başkanı Mustafa Zavlak, en büyük hayalinin ilçeyi dünyaya açmak olduğunu belirterek hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray’ın Eskil İlçe Belediyesi tarafından organize edilen Eskil Tuz Gölü Festivali çeşitli etkinliklerle başladı. Hindistan, Dominik, Paraguay, Şili, Uruguay gibi 25 ülke örf, adet, gelenek, görenek ve kültürel tanıtımlarıyla festivale katıldı. Tuz Gölü havzasında gerçekleştirilen ve 25 ülkenin büyükelçisinin katıldığı festivalde ülkeler kendilerine özgü spor, müzik ve el sanatları gibi etkinliklerini sergiledi.</p>

<p>Letonya Ankara Büyükelçisi Bahtijors Hasans, Aksaray’da ve Tuz Gölü’nde olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, Hem Türk kültürünü tanıdıklarını, hem de kendi kültürlerini Tuz Gölü’nde tanıttıklarını söyledi.</p>

<p>Letonya Büyükelçiliği aracılığıyla Letonyalılara ebru sanatı öğretmenliği yapan Özden Aydın, "Yaklaşık 10 senedir Letonyalı bir grup ile ebru çalışıyoruz. Dolayısı ile onlar da ebru sanatını kendi dillerince farklı bir şekilde, çağdaş bir şekilde yorumladılar. Bugün buraya Letonya büyükelçimizin davetiyle geldim. Burada ebru sanatının Letonya ile Türkiye arasında nasıl bir bağ kurduğunu, sanatın gücünü ve renklerini kullanarak nasıl ilişkiler geliştirdiğimizi göstermek için geldik" dedi.</p>

<p>Eskil Belediye Başkanı Mustafa Zavlak ise bu festivalin en büyük hayali olduğunu belirterek, "Eskil Tuz Gölü Uluslararası Kültür Festivalindeki tüm hedefimiz Eskil ilçemizi tanıtım ve dünyaya açılımını sağlamak için. Anadolu kültürünü, Aksaray’ın, Eskil’in kültürünü, halklar arasındaki dostluğu, diyaloğu birlikteliği sağlamak için 25 ülkeden festivalimize katılımımız var. Büyükelçiliklerimiz kendileri ve ekipleriyle birlikte, onlara tahsis ettiğimiz oba çadırlarında kültür ve sanatlarını, farklı performanslar ile sergilemeye geldiler. Bu benim kendi hayalimdi. En büyük hayallerimden bir tanesi, Eskil ilçemizi kabuğundan kırıp dünyaya açmaktı. Bu vesile ile bir hayalimi gerçekleştirmiş oldum" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/eskil-tuz-golu-uluslararasi-kultur-festivali-25-ulkenin-buyukelcilerinin-katilim_6a3f223ca3ee0_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/eskil-tuz-golu-uluslararasi-kultur-festivali-25-ulkenin-buyukelcilerinin-katilimiyla-basladi/10038</link>
                <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 04:01:38 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Geleneksel Türk Sanatları Sergisi açıldı</title>
                                    <description>Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen Geleneksel Türk Sanatları Sergisi, tarihi Yakutiye Medresesi’nde yoğun katılımla açıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Hat, tezhip ve ebru sanatlarının en seçkin örneklerinin yer aldığı sergide, 40 kursiyer tarafından hazırlanan 100’e yakın eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. El işçiliği, geleneksel motifler ve altın işlemelerle dikkat çeken eserler ziyaretçilerden ilgi gördü.</p>

<p>"Bir eserin yapımı en az 3 ay sürüyor"</p>

<p>Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde tezhip kursu veren Sema Topal Akköçe, sergide ebru, tezhip ve hat sanatlarından oluşan yaklaşık 100 eserin yer aldığını belirtti. Yaklaşık 40 öğrencisinin bulunduğunu ifade eden Akköçe, "Yaklaşık 40 öğrencim var. Kurs yerimiz mevcut ve şu an bu sergide ebru, tezhip ve hat sanatlarından oluşan yaklaşık 100 eserimiz yer alıyor. Bunlar öğrencilerimizin yaptığı eserlerdir. Aralarında 4 yıldır kursuma devam eden öğrencilerim de bulunuyor. Bir eserin yapımı en az 3 ay sürüyor. Özellikle tezhip çalışmalarında 22 ayar altın kullanıyoruz. Altını önce jelatinli suyla ezerek hazırlıyoruz. Daha sonra yine jelatinli suyla hazırladığımız özel murakka kâğıtlarına ve yazılarımıza uyguluyoruz. Önce tasarım aşaması yapılıyor, ardından eser işlenip süsleniyor ve en son çerçevelenerek bu hale geliyor. Bir eserin tamamlanma süresi büyüklüğüne, küçüklüğüne ve üzerindeki işçiliğin yoğunluğuna göre değişiyor. Yaklaşık olarak en az 3 ay, bazen 5 ay, bazen de 6 ay sürebiliyor" dedi.</p>

<p>"Kültürümüzün gelecek nesillere taşınmasına katkı sağlıyor"</p>

<p>Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ise müdürlük olarak Aşık Sümani Kültür Merkezi’nde açılan geleneksel el sanatları kurslarının yıl sonu sergisini gerçekleştirdiklerini söyledi. Sergide kursiyerlerin ortaya koyduğu eserleri inceleme fırsatı bulduklarını belirten Yer, "Hat, tezhip ve ebru sanatlarında kursiyerlerimizin ortaya koyduğu birbirinden güzel eserleri misafirlerimizle birlikte gezme ve inceleme fırsatı bulduk. Kendi kültürümüzün gelecek nesillere taşınması adına kurslarımızda gerçekleştirdiğimiz bu tür faaliyetlerin ne kadar anlamlı olduğunu, bugün sergimizi ziyaret ederken bir kez daha görmüş olduk. İnşallah bundan sonraki yıllarda da kültür merkezimizde geleneksel el sanatlarımızı yaşatmak, gelecek nesillere öğretmek ve bu değerleri aktarmak adına kurslarımız aynı şekilde ve aynı hızla devam edecektir" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/erzurum-il-kultur-ve-turizm-mudurlugu-tarafindan-geleneksel-turk-sanatlari-sergi_6a35953108a48_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/erzurum-il-kultur-ve-turizm-mudurlugu-tarafindan-geleneksel-turk-sanatlari-sergisi-acildi/9788</link>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 22:08:59 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Oltu Cağ Kebabı için yeni dönem</title>
                                    <description>Erzurum’un Oltu ilçesinde en önemli gastronomi değerlerinden biri olan Oltu Cağ Kebabı için denetimler sıkılaşıyor. Oltu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 3 Temmuz 2009 tarihinde coğrafi işaret tescili alınan Oltu Cağ Kebabı’nın marka değerinin korunması amacıyla yeni uygulamalar hayata geçiriliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Altyapı çalışmalarını tamamlayan Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Baki Karaca, Oltu’nun markası olan cağ kebabı ilçede ve Türkiye geneli faaliyet gösteren cağ kebabı işletmelerinin tabelalarında "Oltu Cağ Kebabı" ismini kullanmalarını ve oda tarafından verilecek yetki belgesini almalarını zorunlu hale getirildiğini ifade etti. Yetkililer, gerekli belgeyi bulundurmayan ve tabelalarında Oltu ismine yer vermeyen işletmelerin önce uyarılacağını, kurallara uyulmaması halinde ise cezai işlemlerin uygulanacağını belirtti. Uygulamayı destekleyen vatandaşlar ise Oltu Cağ Kebabı’nın coğrafi işaret tescilinin Oltu’ya ait olduğunu vurgulayarak, "Oltu Cağ Kebabı’nın tapusu Oltu’dadır. Bu gerçeğe kimse itiraz edemez" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Oltu Cağ Kebabı Denetim Komisyonu Üyesi Kadir Parlak, coğrafi işaret tescilinin alınmasında büyük emekler harcandığını belirterek, başta Oltu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Baki Karaca olmak üzere sürece katkı sağlayan herkese teşekkür etti.</p>

<p>Parlak, Oltu Cağ Kebabı’nın Oltu’nun en önemli marka değerlerinden biri olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Yürüttüğümüz denetimlerin amacı herhangi bir işletmeyi hedef almak ya da cezalandırmak değildir. Amacımız, yıllar süren emeklerle alınan coğrafi işaret tescilini korumak ve Oltu Cağ Kebabı’nın gerçek kimliğini gelecek nesillere aktarmaktır. Oltu Cağ Kebabı’nın ana vatanı Oltu’dur ve coğrafi işaret tescili de bu adla alınmıştır."</p>

<p>Bazı bölgelerde farklı isimlerle cağ kebabı tanıtımları yapıldığını dile getiren Parlak, "Bugün bazı yerlerde ‘Tortum Cağ Kebabı’ veya ‘Artvin Cağ Kebabı’ gibi ifadelerin kullanıldığını görüyoruz. Ancak hukuken korunan ve coğrafi işaretle tescillenen ürünün adı Oltu Cağ Kebabı’dır. Bu nedenle farklı ilçe veya şehir isimleriyle yapılan kullanımlar, coğrafi işaretin ruhuna ve tescil kapsamına uygun değildir" dedi.</p>

<p>Oltu’nun kültürel ve ekonomik değerlerine sahip çıkmanın önemine dikkat çeken Parlak, "Bu mücadele sadece bir isim mücadelesi değildir. Bu mücadele Oltu’nun kültürüne, tarihine, ekonomisine ve marka değerine sahip çıkma mücadelesidir. Oltu Ticaret ve Sanayi Odası olarak hukuki haklarımızı korumaya, denetimlerimizi sürdürmeye ve bu değere sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/oltu-cag-kebabi-icin-yeni-donem_6a330b7ee4a29_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/oltu-cag-kebabi-icin-yeni-donem/9727</link>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 23:55:34 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Haydarpaşa Garı yeni yüzüne kavuştu</title>
                                    <description>İstanbul&#039;un simge yapılarından Haydarpaşa Garı&#039;nda yıllardır devam eden restorasyon ve dönüşüm çalışmaları havadan görüntülendi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>1908 yılında hizmete açılan ve Anadolu'yu İstanbul'a bağlayan en önemli ulaşım merkezlerinden biri olan Haydarpaşa Garı, 2010 yılında çıkan yangının ardından kapsamlı restorasyon sürecine girmişti. Tarihi yapıdaki çalışmalar dronla görüntülendi. Haydarpaşa Garı'ndaki restorasyon çalışmalarında artık kaba inşaat ve dış cephe yenileme sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını havadan çekilen görüntüler ortaya koyuyor.</p>

<p>Özellikle denize hakim cephedeki taş işçiliği, kuleler ve çatı kaplamalarının bitme aşamasına gelmesi dikkat çekiyor. Restorasyon kapsamında yıllar içerisinde zarar gören taşların özgün malzemelerle yenilendiği, bazı bölümlerde ise tarihi dokuya uygun özel taşların kullanıldığı kaydedilmişti.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamalarda, özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için geçmişte kapanan bazı taş ocaklarının yeniden açıldığı ifade edilmişti.</p>

<p><strong>Tarihi garın eski ihtişamına kavuşmaya başladığı görüldü</strong></p>

<p>Fotoğraflarda görülen iş makineleri ise çalışmaların artık yapıdan çok çevre düzenlemesi, zemin güçlendirme ve kıyı alanlarına yoğunlaştığını gösteriyor. Tarihi garın yıllar sonra yeniden İstanbul siluetindeki eski ihtişamına kavuşmaya başladığı görülürken, çevresinde planlanan kütüphane, müze ve arkeopark projeleriyle bölgenin yalnızca bir ulaşım noktası değil, Anadolu Yakası'nın en önemli kültür merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. Dron görüntüleri aynı zamanda Haydarpaşa'nın denizle kurduğu tarihi ilişkiyi ve restorasyon sonrasında kıyı alanlarının yeniden kamusal kullanıma açılacağını da gözler önüne seriyor. Son dönemde hız kazanan çalışmalarla birlikte tarihi yapının özgün mimarisinin korunarak geleceğe taşınması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Tarihi yapı yeni dönemde sadece gar olmayacak</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında Haydarpaşa Garı'nın ana binası ulaşım işlevini korurken, bekleme salonları ve bazı bölümler sergi alanları olarak değerlendirilecek. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekarelik arkeoloji müzesi, arkeopark alanı, dijital müze bölümleri, kütüphane kompleksi ve büyük etkinlik alanlarının oluşturulması planlanıyor. Haydarpaşa Garı'nın dönüşümü, İstanbul'un son yıllardaki en büyük kültürel miras projelerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre proje tamamlandığında yapı, tarihi kimliğini korurken hem ulaşım hem de kültür sanat fonksiyonlarını aynı anda barındıran dünyadaki sayılı örneklerden biri olacak.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/haydarpasa-gari-yeni-yuzune-kavustu_6a327e11cde4c_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/haydarpasa-gari-yeni-yuzune-kavustu/9713</link>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:56:44 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’da 572 eğitim kurumu kütüphanesi bulunuyor</title>
                                    <description>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024-2025 öğretim yılına ilişkin örgün ve yaygın eğitim kurum kütüphane istatistiklerini açıkladı. Verilere göre Türkiye genelinde eğitim kurumlarına bağlı toplam 43 bin 466 kütüphane bulunurken, Erzurum’da ise 572 eğitim kurumu kütüphanesi yer aldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre Türkiye’deki eğitim kurum kütüphanelerinin 40 bin 16’sını normal kütüphaneler, 3 bin 450’sini ise zenginleştirilmiş (Z) kütüphaneler oluşturdu. Eğitim kurum kütüphanelerindeki toplam kitap sayısı 64 milyon 337 bin 851’e ulaştı. Kütüphanelerde ayrıca 351 bin 459 süreli yayın, 111 bin 445 CD, 115 bin 203 DVD ile 412 bin 289 afiş, atlas ve harita benzeri materyal bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Verilerde eğitim kurumlarına bağlı kütüphanelerdeki teknolojik ve sosyal donanımlar da yer aldı. Buna göre Türkiye genelindeki okul ve eğitim kurumu kütüphanelerinde 14 bin 990 bilgisayar, 5 bin 889 etkileşimli tahta, 7 bin 834 satranç masası ve 13 bin 514 zeka oyunu bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Erzurum’a ilişkin verilerde ise kent genelinde toplam 572 eğitim kurumu kütüphanesi bulunduğu açıklandı. Bunların 506’sını normal kütüphaneler, 66’sını ise zenginleştirilmiş (Z) kütüphaneler oluşturdu. Erzurum’daki eğitim kurum kütüphanelerinde toplam 877 bin 67 kitabın yer aldığı belirtildi.</p>

<p>Kentteki kütüphanelerde ayrıca 2 bin 245 süreli yayın, bin 293 CD, 716 DVD ile 4 bin 934 afiş, atlas ve harita benzeri materyal bulunduğu bildirildi. Erzurum’daki okul ve eğitim kurumu kütüphanelerinde 173 bilgisayar, 47 etkileşimli tahta, 130 satranç masası ve 591 zeka oyununun yer aldığı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/erzurumda-572-egitim-kurumu-kutuphanesi-bulunuyor_6a2e77537f124_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/erzurumda-572-egitim-kurumu-kutuphanesi-bulunuyor/9616</link>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:39:54 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Asırlık Nâbî Divanı Erzurum’da keşfedildi</title>
                                    <description>Erzurum’da bir sahafta bulunan eserin 19. yüzyıla ait kıymetli bir Nâbî Divanı nüshası olduğu ortaya çıktı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’un tarih ve kültür kokan sahaflarından birinde, yıllardır sessizce raflarda bekleyen bir kitap, yapılan incelemeler sonucunda Türk edebiyatı tarihinin önemli eserlerinden biri olarak kimlik kazandı. İlk bakışta sıradan bir Osmanlıca eser gibi görünen kitap, aslında 17. yüzyılın büyük şairlerinden Nâbî’nin Divanı’na ait nadir taş baskı nüshalardan biri çıktı. Keşif, Vakanüvist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Taner Özdemir’in dikkatli incelemeleriyle başladı. Eski harfli eserler üzerinde çalışmalarını sürdüren Özdemir, sahaf raflarında karşılaştığı kitabın ilk sayfalarını incelerken dikkat çekici ayrıntılarla karşılaştı. Sayfadaki başlıklar, beyitler ve baskı düzeni, eserin sıradan bir kitap olmadığını gösteriyordu.</p>

<p>Yapılan karşılaştırmalarda, eserde yer alan beyitlerin Nâbî Divanı’nın açılışındaki meşhur Tevhid bölümüne ait olduğu belirlendi. Özellikle "Gülşen-i tevhîde kıl rûh u revân" ve "Evvel ü âhirdir o şehinşâh-ı kadîm" mısralarının, Nâbî Divanı’nın bilinen yazma ve matbu nüshalarıyla birebir örtüştüğü görüldü. Bu tespit, eserin kimliğini kesinleştiren en önemli delillerden biri oldu. Eserin dikkat çeken yönlerinden biri de sayfa düzeniydi. Ana metnin çevresinde yer alan ve ilk bakışta not gibi görünen derkenar yazıları, aslında dönemin taş baskı geleneğini yansıtan özgün bir mizanpaj örneğiydi. Osmanlı matbaacılığında sıkça kullanılan bu yöntem sayesinde aynı sayfada birden fazla metin okuyucuya sunulabiliyordu.</p>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre eser, Hicrî 1200’lerin sonu ile 1300’lerin başında, yani 19. yüzyılda basılmış bir taş baskı nüsha olma özelliği taşıyor. Bu durum, kitabı yalnızca edebî açıdan değil, Osmanlı yayıncılık ve matbaacılık tarihi açısından da değerli kılıyor. Yüzyıllar boyunca ilim, irfan ve kültür merkezi olan Erzurum, böylece bir kez daha önemli bir kültürel keşfe ev sahipliği yapmış oldu. Bir sahaf dükkânının sessiz raflarında saklı kalan eser, aradan geçen uzun yılların ardından yeniden gün yüzüne çıkarılarak araştırmacıların dikkatine sunuldu.</p>

<p>Taner Özdemir, böylesine kıymetli eserlerin kültürel hafızanın canlı tanıkları olduğunu belirterek, sahaflarda ve özel koleksiyonlarda hâlâ keşfedilmeyi bekleyen birçok tarihî eserin bulunabileceğine dikkat çekti. Özdemir’e göre her eski kitap, yalnızca geçmişten kalan bir eşya değil; aynı zamanda kendi döneminin düşünce dünyasını, sanat anlayışını ve kültürel birikimini günümüze taşıyan bir zaman kapsülü niteliği taşıyor.</p>

<p>Erzurum’da ortaya çıkan bu asırlık Nâbî Divanı, klasik Türk edebiyatının büyük ustalarından birinin sesini yeniden duyururken, sahaf raflarının bazen tarih kitaplarının yazamadığı hikâyeleri saklayabildiğini de bir kez daha gösteriyor. Yüzyıllardır sessizce bekleyen bu eser, bugün hem edebiyat araştırmacıları hem de kültür tarihine ilgi duyanlar için önemli bir keşif olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/asirlik-nabi-divani-erzurumda-kesfedildi_6a2e75a162180_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/asirlik-nabi-divani-erzurumda-kesfedildi/9615</link>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:31:52 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Engelliler Entegre Yüksekokulundan &quot;Yıl Sonu Sergisi&quot;</title>
                                    <description>Eskişehir Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu öğrencilerinin yıl boyunca hazırladığı el emeği projelerden oluşan &quot;Yıl Sonu Sergisi&quot; yapıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesinin Engelliler Entegre Yüksekokulu (EEYO) bünyesindeki Grafik, Seramik, Yapı Ressamlığı ve Bilgisayar Operatörlüğü programlarında eğitim gören işitme engelli öğrencilerin projeleri sergilendi. Okul binasındaki açılışa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Güzin Karasu Sivas, müdür yardımcıları, öğretim elemanları, öğrenciler ve davetliler katıldı.</p>

<p>Sergideki projeleri tek tek inceleyerek hocalar ve öğrencilerden bilgi alan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, buradaki her çalışmanın çok kıymetli olduğunu belirtti. Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Güzin Karasu Sivas ise öğrencilerin büyük emeklerle mesleki projeler ürettiğini ifade ederek, sergide öğrencilerin dil derslerinde hazırladığı çalışmaların da yer aldığını söyledi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/engelliler-entegre-yuksekokulundan-yil-sonu-sergisi_6a2bf071053b3_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/engelliler-entegre-yuksekokulundan-yil-sonu-sergisi/9545</link>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:40:43 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’da 120 avcıya 2 milyon 265 bin TL ceza</title>
                                    <description>Erzurum’da av döneminde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunan 120 avcı hakkında toplam 2 milyon 265 bin 315 TL tazminat ve idari para cezası uygulandı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Valisi Aydın Baruş, Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğünü ziyaret ederek Bölge Müdürü Akif Ümüzer’den kurumun çalışmaları ve yürütülen faaliyetlere ilişkin kapsamlı bir brifing aldı. Brifingde; Erzurum’da bulunan Nene Hatun Tarihi Milli Parkı, Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı, Kop Dağı Tarihi Milli Parkı ve Kaçkar Dağları Milli Parkı ile Narman Peri Bacaları Tabiat Anıtı, Tortum Gölü ve Erzurum Ovası sulak alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında koruma ve kullanma dengesi gözetilerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi sunuldu.</p>

<p>Nene Hatun Tarihi Milli Parkı’nda düzenleme</p>

<p>Erzurum Nene Hatun Tarihi Milli Parkı’nda çevre düzenlemeleri, şehitliklerin tanzimi, güvenlik kamera sistemleri, kültür sokağı, giriş üniteleri, silah sergi alanı, sinevizyon odası, mescit, Nene Hatun Anıt Mezarı, otopark ve seyir teraslarının Milli Park ilanından sonra peyderpey hayata geçirildiği ifade edildi. Ayrıca Aziziye 1 Tabyası Restorasyon Uygulama İşinin 2026 yılında ihale edildiği ve sözleşme aşamasına geçildiği belirtilirken, Vali Aydın Baruş restorasyon çalışmalarına ivedilikle başlanılması talimatını verdi.</p>

<p>Narman Peri Bacaları’na seyir terası</p>

<p>Narman Peri Bacaları Tabiat Anıtı’nda hazırlanan manzara seyir terası projesi kapsamında, alanın tanıtımı ile koruma-kullanma dengesi gözetilerek ziyaretçilerin daha etkin şekilde faydalanabilmesi amacıyla altyapı çalışmalarının Narman Kaymakamlığı ve ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde sürdürüldüğü bildirildi. Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında yaban keçilerinin fotokapanlar, dijital tasmalar ve dron destekli sistemlerle düzenli olarak takip edildiği, koruma faaliyetlerinin kolluk kuvvetleriyle koordineli şekilde yıl boyunca devam ettiği aktarıldı. Yapılan envanter çalışmaları sonucunda Erzurum’da 2 bin 722 yaban keçisi ile 92 çengel boynuzlu dağ keçisinin tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>3 bin 610 kilogram yem doğaya bırakıldı</p>

<p>Av döneminde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunan 120 avcı hakkında toplam 2 milyon 265 bin 315 TL tazminat ve idari para cezası uygulandığı, zorlu kış şartlarında yaban hayvanlarının desteklenmesi amacıyla 3 bin 610 kilogram yemin doğaya bırakıldığı bilgisi paylaşıldı. Sokak hayvanlarının korunması ve yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında belediyelere hayvan bakım evi, doğal yaşam alanı ve kısırlaştırma faaliyetleri için toplam 3 milyon 332 bin 950 TL destek sağlandığı ifade edildi. Sokak hayvanlarının bakım evleri ve doğal yaşam alanlarına alınması ile hayvan refahına yönelik denetimlerin Doğa Koruma ve Milli Parklar 13. Bölge Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğü, sürecin kaymakamlıklar, belediyeler ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütüldüğü belirtildi. Brifingde ayrıca Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen doğa turizmi faaliyetleri, doğa eğitimleri, Erzurum’un biyolojik çeşitliliğinin korunmasına yönelik çalışmalar ve biyokaçakçılıkla mücadele faaliyetleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.ozgunhaber.net/media/2026/06/erzurumda-120-avciya-2-milyon-265-bin-tl-ceza_6a29cd5a2e8f6_h.jpg</image>
                                <category>Kültür-Sanat</category>
                <author>Özgün Haber</author>
                <link>https://www.ozgunhaber.net/erzurumda-120-avciya-2-milyon-265-bin-tl-ceza/9486</link>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 23:42:30 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
